Seyirden Yasaklanma Tedbiri ve Tedbirin İhlali Suçu

6222 sayılı Kanun, müsabaka ve seyir alanlarına usulsüz seyirci girişi vb. spor faaliyetlerine özgü fiilleri yaptırıma bağladığı gibi, spor alanlarında kasten yaralama ve mala zarar verme gibi genel ceza kanununda düzenlenen bazı eylemlere ilişkin de özel düzenlemelere yer vermiştir.
Aşağı Kaydır

Spor faaliyetlerinin kendine özgü niteliği gereği ortaya çıkan yasama ihtiyacı 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun ile giderilmiştir. 6222 sayılı Kanun, müsabaka ve seyir alanlarına usulsüz seyirci girişi vb. spor faaliyetlerine özgü fiilleri yaptırıma bağladığı gibi, spor alanlarında kasten yaralama ve mala zarar verme gibi genel ceza kanununda düzenlenen bazı eylemlere ilişkin de özel düzenlemelere yer vermiştir. 6222 sayılı Kanun’da bazı fiiller doğrudan suç olarak düzenlenmiş, bazı fiiller yönünden ise diğer kanunlara yollamada bulunulmuştur. 

6222 sayılı Kanun’un dikkat çeken özelliklerinden biri de failin belli bir süre müsabakalardan uzak kalmasını sağlamak için spor müsabakalarını seyirden yasaklılık uygulamasına yer vermesidir. Kanun koyucu, müsabaka düzeninin ve güvenliğinin sağlanması, cezaların caydırıcılığı ile suç işleyen failin ıslahı amacıyla, 6222 sayılı Kanun kapsamında suç işleyen kişilerin belirli bir süreyle müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına girerek müsabaka ve antrenmanları izlemelerini uygun bulmamıştır. Kişilerin müsabaka ve antrenmanları izlemelerini önlemek amacıyla seyirden yasaklanma kurumunu getirmiş ve bu yasaklanma kararının ihlalini de suç olarak düzenlemiştir. 

Spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararı ve bu karar ile verilen tedbirin ihlali, 6222 sayılı Kanun’un en sık uygulanan hükmüdür. Seyirden yasaklanma kararının hüküm ve sonuçları kanunun 18. maddesi ile yönetmeliğin 22. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddelerde seyirden yasaklanma tedbirinin hangi koşullarda uygulanacağı ve kaldıracağı, bu tedbirin takibinin nasıl yapılacağı, seyirden yasaklanma tedbirinin ihlalinin yaptırımı gibi hususlar düzenlenmiştir. 6222 sayılı Kanun kapsamındaki suçların önemli bir kısmının ön ödemeye tabi olması gibi nedenlerle seyirden yasaklanma tedbirinin uygulanması taraftarlar yönünden daha caydırıcı olmaktadır. 

SEYİRDEN YASAKLANMA TEDBİRİNİN HÜKÜM ve SONUÇLARI 

6222 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre seyirden yasaklanma tedbiri, 6222 sayılı Kanun’da tanımlanan suçlar ile 6222 sayılı Kanun’da yollamada bulunulan suçların işlenmesi halinde uygulanmaktadır. 

6222 sayılı Kanun’da doğrudan düzenlenen (yasak madde sokmak, usulsüz seyirci girişi gibi) ya da doğrudan yollamada bulunulan (6136 sayılı kapsamında silah taşıma, kasten yaralama, mala zarar verme gibi) suçlar yönünden seyirden yasaklanma tedbirinin uygulanması açısından bir tereddüt bulunmamaktadır. 

Bununla birlikte, failin 6222 sayılı Kanun’da düzenlenmeyen ya da doğrudan yollamada bulunulmayan bir suçun işlemesi halinde de bu tedbir uygulanacak mıdır? Örneğin tribünde bulunduğu sırada failin hakaretine maruz kalan mağdurun şikâyetçi olması nedeniyle TCK’nın 125. maddesine aykırılıktan soruşturma ve kovuşturma yapılması halinde seyirden yasaklanma tedbiri uygulanmalı mıdır? 

6222 sayılı Kanun’da doğrudan yollamada bulunulmayan ancak “fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde” koşulunun bulunduğu suçlar yönünden, kanunun dolaylı yollamada bulunduğu kabul edilmeli ve seyirden yasaklanma koruma tedbiri uygulanmalıdır.1 Bu uygulamanın kanunun amacına ve hakkaniyete daha uygun olduğunu değerlendiriyoruz. 

6222 sayılı Kanun’da düzenlenen veya bu kanun tarafından doğrudan ya da dolaylı yollamada bulunulan suçlar dışındaki suçların, spor alanlarında işlenmesi halinde seyirden yasaklanma tedbiri uygulanamaz. Örneğin failin tribünde hırsızlık yapması ya da cinsel tacizde bulunması gibi. 

Genel kural yukarıda belirtildiği gibi olmakla birlikte, kanunun 18/2. maddesinin bu kurala istisna getiren düzenlemesine göre taraftar gruplarınca spor alanlarının dışında işlenen kasten yaralama, hakaret veya tehdit içeren tezahürat ve mala zarar verme suçlarında da seyirden yasaklanma tedbirine karar verilmesi gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, belirtilen suçların taraftar gruplarınca işlenmesi ve taraftar gruplarının spor müsabakası ile ilgili olmaları zorunluluğudur. 

6222 sayılı Kanun’da doğrudan düzenlenen ve seyirden yasaklanma tedbiri uygulanan suçlar:

- Şike ve Teşvik Primi Suçu

- Spor Alanlarına Yasak Madde Sokulması ve Müsabaka Düzeninin Bozulması Suçu

- Tehdit ve Hakaret İçeren Tezahürat Suçu

- Müsabaka ve Seyir Alanlarına Usulsüz Seyirci Girişi Suçu

- Yasak Alanlara Girme Suçu

Kanunda doğrudan yollamada bulunulan ve seyirden yasaklanma tedbiri uygulanan suçlar:

- 6222 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi göndermesiyle 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un ek 1. maddesine aykırılık suçu

- 6222 sayılı Kanun’un 17/1. maddesi göndermesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 86, 87, 88’nci maddeleri ile 152. maddesine aykırılık suçu.

- 6222 Sayılı Kanun’un 18/2. maddesi göndermesiyle taraftar gruplarınca spor alanlarının dışında işlenen kasten yaralama, hakaret veya tehdit içeren tezahürat ile mala zarar verme suçları. 

Kanunda dolaylı yollamada bulunulan ve seyirden yasaklanma tedbiri uygulanan suçlarla ilgili kesin bir liste yapmak mümkün bulunmamaktadır. Somut olayın şartlarına göre, içtima kuralları gereği daha ağır cezayı gerektiren suç belirlenerek işlem yapılmalıdır. Bu kapsamda;

- 6222 sayılı Kanun’un 13/6. maddesindeki suç yönünden, TCK’nın 188 ve 191. maddesindeki suçlar, - 6222 sayılı Kanun’un 14/1. maddesindeki suç yönünden TCK’nın 125, 106 ve 299. maddesindeki suçlar,

Daha ağır cezayı gerektiren ve spor müsabakalarını seyirden yasaklılık kararının uygulanacağı suçlara örnek olarak verilebilir. 

Seyirden yasaklanma tedbirine ilişkin bilgiler Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde tutulan elektronik bilgi bankasına derhal kaydedilir. Bu şekilde, yasaklanma kararının takibinin yapılmasının kolaylaştırılması amaçlanmıştır. 

Seyirden yasaklanma tedbirinin uygulanması açısından kanunda herhangi bir ayrım yapılmamış olup, bu tedbir sporcular, teknik heyet, hakem, temsilci, gözlemci, spor kulübü yöneticisi gibi suç faili olan kişiler hakkında da verilebilir.2 Ancak yönetmeliğin 22/1.g maddesine göre, seyirden yasaklanma hükmü sporcu ve teknik heyetin mesleğini icra etmesine engel oluşturamaz. Dolayısıyla seyirden yasaklanma kararının muhatabı olan sporcu ve teknik heyet, mesleğinin icrası kapsamında bu yasaklanmanın sonuçlarıyla karşılaşmayacaktır. Bu kişilerin spor müsabakalarını seyreden değil icra eden oldukları gözetildiğinde, düzenlemenin kanuna aykırı olmadığını söyleyebiliriz. Nitekim Yargıtay, “sanığın, en yakın kolluk birimine müracaat etme yükümlülüğünü ihlal ettiği gün ve saat diliminde savunmasında geçen müsabakada oyuncu olarak yer alıp almadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden...”3 içerikli bir kararında bu hususa işaret etmiştir. 

Yine haklarında spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri bulunan ve spor alanlarında görevli olarak bulunan kişiler de bu görevleri kapsamında spor müsabaka alanında bulunmaları halinde, seyirden yasaklanma tedbirine aykırı hareket etmiş olmamaktadırlar. Yargıtay’ın, “Spor alanlarında seyir/ izleme amacı dışında bulunan kişiler (sporcular, antrenör, kolluk birimleri, sağlık çalışanları ve sair) hakkında koruma, güvenlik ve idari tedbir kararı gereğince spor müsabakalarını seyirden yasaklama hali uygulanamaz, anılan kişiler mesleki faaliyetlerini icra etmek için spor alanlarına girebilirler...”4 içerikli ilamı da bu yöndedir. Ancak bu kişilerin mesleki faaliyetleri dışında seyircilere ayrılan bölümde olmaları veya spor alanlarında seyir için bulunmaları halinde, belirtilen yasak hali ve en yakın genel kolluk birimine başvurma yükümlülüğü söz konusu olacaktır. 

Spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri, 6222 sayılı Kanun’da düzenlenen ya da yollamada bulunulan bir suçun işlenmesi halinde uygulanabileceğinden ve bu tedbirin ihlali halinde kanunun 18/9. maddesindeki suç oluşacağından dolayı, Spor Müsabakalarını Seyirden Yasaklanma Kararına Aykırılık suçundan yapılan yargılama sonucunda ayrıca seyirden yasaklanma kararı verilememektedir.5

Kanun düzenlemesine göre yasaklanma tedbirine üç değişik şekilde karar verilmesi mümkündür: 

1) Koruma Tedbiri Olarak Spor Müsabakalarını Seyirden Yasaklanma Tedbiri

Kanunun 18/3. maddesine göre, seyirden yasaklanma tedbirini gerektirir bir suçtan soruşturma başlatılması halinde, fail hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulur. Uygulanan bu tedbir “koruma tedbiri” olarak adlandırılmaktadır. Koruma tedbiri olarak seyirden yasaklanma tedbirinin uygulanması kanun hükmü gereği zorunlu olduğundan, tedbirin uygulanabilmesi için hâkim ya da Cumhuriyet savcısı tarafından verilecek bir karara gerek bulunmamaktadır.6

Yönetmeliğin 22/1.b maddesi hükmü ile, işlem yapan kolluğa, seyirden yasaklanma tedbirini uygulayarak ilgili birime gönderme yükümlülüğü yüklenmiştir. Dolayısıyla kolluk tarafından 6222 sayılı Kanun kapsamında soruşturma yapılan olaylarda, seyirden yasaklanma tedbirine ilişkin işlemler işlemi yapan kolluk birimince yerine getirilecektir. Cumhuriyet savcısınca re’sen soruşturmaya başlanan olaylar ile kolluk tarafından seyirden yasaklanma tedbiri uygulanmadan hazırlanan soruşturma evrakı yönünden ise, seyirden yasaklanma tedbiri işlemlerinin Cumhuriyet savcısı tarafından yapılarak elektronik bilgi bankasına kaydedilmek üzere emniyet birimine gönderilmesi gerekmektedir. 

Koruma tedbiri olarak uygulanan seyirden yasaklanma tedbirinin soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından kaldırılmasına karar verilebilir. Tedbirin kaldırılmasına karar verilmemesi halinde, başkaca bir işleme gerek olmaksızın tedbirin uygulanmasına devam edilir. Kanun, koruma tedbirinin Cumhuriyet savcısı ya da mahkeme tarafından hangi şartlarda kaldırılabileceğine ilişkin bir düzenlemeye yer vermemiştir. Bu durum, Cumhuriyet savcısı ve mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Dolayısıyla Cumhuriyet savcısı ve mahkeme tarafından delil durumu, soruşturma ve kovuşturmanın aşaması, failin mazereti, kastının yoğunluğu, tekrar suç işleme durumu vb. haller gözetilerek koruma tedbiri olarak uygulanan seyirden yasaklanma tedbirinin kaldırılmasına karar verilebilir. Şartların değişmesi halinde kaldırılan seyirden yasaklanma koruma tedbirinin tekrar konulmasına bir engel bulunmamaktadır. Spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbirinin kolluk makamlarınca kaldırılması ise mümkün değildir. 

Seyirden yasaklanma tedbiri kapsamında zaman zaman soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin uzaması gibi nedenlerle fail yıllarca kolluğa başvurma yükümlülüğü altında kalabilmektedir. Dolayısıyla, şartların oluşması durumunda, talep halinde ya da re’sen koruma tedbiri niteliğindeki seyirden yasaklanma tedbirinin kaldırılması değerlendirilmelidir. 

Seyirden yasaklanma tedbirine ilişkin kaldırma işlemleri, yasaklanmaya konu fiilin soruşturmasının yapıldığı yer savcılığınca ve tedbire konu dosya kapsamında verilmelidir. Başka yer savcılığınca ya da başka bir dosya üzerinden seyirden yasaklanma tedbirinin kaldırılması işlemi yapılmamalıdır. Seyirden yasaklanma tedbirinin süresinin dolduğu, hukuki dayanağının ortadan kalktığı ve sistem üzerinde tedbir kararının halen aktif olduğu düşünülüyorsa, tedbire konu soruşturmayı yapan Başsavcılık dosyasına bilgi verilmelidir. 

Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği takdirde, tedbirin uygulanmasına devam edilir. 

Koruma tedbiri olarak uygulanan spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbirinin, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kaldırılmasına karar verilmesi, ön ödeme hali hariç kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da fail hakkında beraat veya ön ödeme hali hariç düşme kararı verilmesi hallerinde, bu kararlarla birlikte derhal kaldırılması gerekmektedir. Bu durumda, tedbir kararının kaldırıldığı hemen kolluk birimine bildirilerek, elektronik bilgi bankasına tedbirin kaldırıldığının işlenmesi sağlanacaktır. Bu hallerde, tedbirin kaldırılması ya da tedbirin kaldırıldığının kolluğa bildirilmesi için kararın kesinleşmesi beklenmemelidir. 

Koruma tedbiri olarak uygulanan seyirden yasaklanma tedbirine, soruşturma sonucunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi (uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu gibi) halinde kararın kesinleşmesinden itibaren, ön ödeme halinde ise ön ödemede bulunulması tarihinden itibaren bir yıl süreyle devam edilmek zorundadır. Bu zorunluluk kanunun amir hükmü olup, bu konuda Cumhuriyet savcısı ya da hâkimin takdir yetkisi bulunmamaktadır.

Bu nedenle, seyirden yasaklanma tedbirinin belirtilen süreyle devam edeceği hususu kararda belirtilmelidir. Ön ödeme halinde uygulanacak bir yıllık seyirden yasaklanma tedbir süresinin suç tarihi ya da karar tarihinden itibaren değil, ön ödemede önerisinin yerine getirildiği tarihten itibaren

başladığı hususuna dikkat edilmelidir. Uygulamada ön ödeme halinde seyirden yasaklanma tedbirinin süresinin suç tarihinden itibaren başlatıldığı da görülmektedir. Bu uygulama kanun metniyle örtüşmemekle birlikte, soruşturma evrakının kolluktan geç gelmesi, soruşturma işlemlerinin tamamlanması sürecinin uzaması gibi failden kaynaklanmayan nedenlerle ön ödeme işlemlerinin uzamasının yarattığı mağduriyetleri gidermek amacıyla yapılmaktadır. 

6222 sayılı Kanun’un 18/5. maddesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi halinde seyirden yasaklanma tedbirinin derhal kaldırılacağının hükme bağlandığı, bunun tek istisnası olarak kanunun 18/6. maddesinde ön ödeme halinin düzenlendiği görülmektedir. 

Kanunda, uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde seyirden yasaklanma tedbirinin uygulanacağına yönelik bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Dolayısıyla uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi halinde, fail hakkındaki seyirden yasaklanma tedbirinin kaldırılması gerektiği kanaatindeyiz. 

2) Güvenlik Tedbiri Olarak Spor Müsabakalarını Seyirden Yasaklanma Tedbiri: 

Güvenlik tedbiri olarak uygulanan seyirden yasaklanma tedbirini, “6222 sayılı Kanun’da düzenlenen ya da yollamada bulunulan suçlardan dolayı yürütülen yargılama sonucunda hükümle birlikte verilen ve hükmün kesinleşmesinden itibaren uygulanan tedbir” olarak tanımlayabiliriz. 

Güvenlik tedbiri olarak uygulanan seyirden yasaklanma tedbirinin uygulanması zorunlu olduğundan, mahkemenin bu konuda bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Ayrıca hükmedilen bu tedbirin kaldırılması da mümkün değildir. 

Yargılama sonucunda güvenlik tedbiri olarak karar verilmesi halinde, koruma tedbiri olarak soruşturmanın başlamasıyla uygulanmaya başlanan seyirden yasaklanma tedbiri, kararın kesinleşmesinden itibaren belli bir süre devam etmektedir. Güvenlik tedbiri olarak hükmedilen seyirden yasaklanma tedbirinin infazına hükmün kesinleşmesiyle başlanmakta ve kural olarak cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona ermektedir. 

Güvenlik tedbiri olarak hükmedilen seyirden yasaklanma tedbirine ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde ise bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl devam edilir. 

Mahkeme tarafından yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hapis cezası yerine seçenek yaptırım olarak tedbire veya hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi hallerinde de güvenlik tedbiri olarak seyirden yasaklanma tedbirine karar verilecektir. Bu hallerde seyirden yasaklanma tedbirinin uygulanmasına kararın kesinleştiği tarihten, ön ödeme halinde ise ön ödemede bulunulduğu tarihten itibaren bir yıl süreyle devam edilecektir. Hapis cezası yerine seçenek yaptırım olarak bir tedbire hükmedilmesi halinde de seçenek yaptırımın infaz tarihi değil kararın kesinleşme tarihi esas alınacaktır. 

Kanunun 18/1. maddesinin son cümlesi gereği, seyirden yasaklanma tedbiri için öngörülen bir yıllık süreler, ikinci kez seyirden yasaklanma yaptırımına karar verildiğinde üç yıl, üçüncü kez seyirden yasaklanma yaptırımına karar verildiğinde ise beş yıl olarak uygulanacaktır. Tekerrüre esas alınan seyirden yasaklanma tedbirlerinin güvenlik tedbiri olarak karar verilen seyirden yasaklanma tedbiri olması gerekmektedir. Dolayısıyla, ön ödeme nedeniyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla ya da idari tedbir olarak veya koruma tedbiri olarak verilen seyirden yasaklanma tedbirleri tekerrüre esas alınamayacaktır. 

6222 sayılı Kanun’un 18/10. maddesinde özel bir hak yoksunluğu düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararı verilen kişi, yasak süresince spor kulüplerinde ve federasyonlarda ve taraftar derneklerinde yönetici olamamakta ve spor müsabakalarında hakem, temsilci veya gözlemci olarak görev yapamamaktadır. Bu madde düzenlemesi kapsamında, “yönetici” kavramından başkan anlaşılmalıdır. 

3) İdari Tedbir Olarak Spor Müsabakalarını Seyirden Yasaklanma Tedbiri: 

İdari tedbir olarak uygulanan seyirden yasaklanma tedbiri, “6222 sayılı Kanun’da bazı idari sonuçlar bağlanmış ancak suç olarak düzenlenmemiş bazı eylemler nedeniyle öngörülen seyirden yasaklanma tedbiri” olarak tanımlanabilir. 

Kanunun 18/7. maddesi gereği alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğu açıkça anlaşılan kişinin müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına girmek ya da bu yerlerden çıkmak konusunda ısrar etmesi halinde uygulanan bir yıl süreli spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri, bu nitelikte idari tedbirdir. 

Diğer bir idari tedbir olarak seyirden yasaklanma tedbiri ise kanunun 22. maddesindeki şiddete neden olabilecek açıklamalara ilişkin düzenlemedir. Bu düzenlemeye göre, sporda şiddeti teşvik edecek şekilde basın ve yayın yoluyla açıklamada bulunan kişiler hakkında, idari para cezasının yanında idari tedbir olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbirine karar verilir. Bu tedbir, kararın verildiği tarihten itibaren bir yıl süreyle uygulanır. 

KOLLUĞA BAŞVURMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ İHLAL SUÇU 

Spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbirinin etkin uygulanmasını sağlamak amacıyla, yasaklı kişiye, yasaklanma kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, müsabakanın başlangıç saatinde ve başlangıç saatinden bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurma yükümlülüğü yüklenmiştir. Bu yükümlülüğün ihlali ise kanunun 18/9. maddesinde cezai yaptırıma bağlanmıştır. 

Bu suç yönünden, “spor müsabakası” kavramından, federasyonların düzenlediği veya düzenlenmesine izin verdiği ya da katkıda bulunduğu her türlü sportif karşılaşma ve yarışma anlaşılmalıdır. 

Yasaklanma kararı verilen kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakaları nedeniyle kolluğa başvurmak zorunda olduğundan, sadece yasaklanma kararına konu spor branşı yönünden kolluğa başvurma yükümlülüğü altındadır. 

Kolluğa başvurmakla yükümlü tutulan müsabakalar yönünden resmi, özel ya da hazırlık müsabakası gibi bir ayrıma gidilmediğinden, “müsabaka” kavramına dahil olan tüm müsabakalar bu yükümlülük kapsamındadır.Ancak önceden planlanmaması, hazırlık maçlarının taraftarca takibinin zor olması, kısa süre içerisinde kararlaştırılması gibi nedenlerle özel müsabakalarda kolluğa başvurma yükümlülüğünün uygulanmaması gerektiği yönünde görüşler de bulunmaktadır.9

Spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri, kişinin müsabaka ve antrenmanları izlemesini yasaklamaktadır. Ancak kişi, takımının müsabakasının yapıldığı gün kolluğa başvurmakla yükümlü tutulduğundan, seyirden yasaklı kişinin antrenman yönünden kolluğa başvurma yükümlülüğü bulunmamaktadır. 

Suçun oluşması için kolluğa başvurma yükümlülüğüne tabi kişinin yurt içinde bulunma koşulu olduğundan, kişinin müsabakanın olduğu gün yurt dışında bulunması halinde kolluğa başvurma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Kanuni düzenlemede sadece yurt dışında bulunma hali mazaret olarak kabul edilmekle birlikte, failin rapora bağlanmış hastalık, askerlik görevini ifa etme vb. mazeretleri de geçerli mazeret olarak kabul edilmelidir. Hangi mazeretlerin haklı ve kabul edilebilir nitelikte olduğu tespit edilirken, Yargıtay’ın haklı ve kabul edilebilir mazeret için öngördüğü, “kişinin iradesi dışında gelişen, önceden öngörülmesi mümkün olmayan ve kaçınılmaz durumların varlığı” şeklindeki ölçütleri gözeterek değerlendirme yapılmalıdır.10

Başvurulması gerekli kolluk birimi yönünden bir sınırlama bulunmadığından, yasaklı kişi müsabakanın başlangıç saati ile bir saat sonrasında herhangi bir kolluk birimine başvurma hakkına sahiptir. Uygulamada, kişinin başvurabileceği en yakın kolluk birimi ikametgâhının bulunduğu kolluk birimi olarak kabul edilmekte ve bu yer soruşturma ile yetkili sayılmaktadır. 

Kolluğa başvurma yükümlülüğüne aykırı hareket eden kişi, her bir müsabaka için yirmi beş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, kolluğa başvurulmayan her bir müsabakanın ayrı bir suç oluşturduğudur. Bu düzenleme, 7182 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle getirilmiş olup, bu değişiklik öncesi hukuki kesintiye kadar olan eylemler zincirleme tek suç oluşturmaktadır.

 

DiPNOTLAR

1) Ekren, Asım, Taraftara Uygulanan Spor Suçları Seyirden Yasaklanma, Filiz Kitabevi, 2019, s. 6.

2) Ekren, s.147.

3) Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 29/05/2017 tarih ve 2016/11334 Esas, 2017/4978 Karar sayılı ilamı.

4) Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 05/06/2017 tarih ve 2016/10556 Esas, 2017/5264 Karar sayılı ilamı.

5) Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 03/12/2019 tarih ve 2019/31145 Esas, 2019/14931 Karar sayılı ilamı.

6) Gazi Üniversitesi Türk Ceza Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Kanunu, Seçkin Yayıncılık, 2012, s. 124.

7) Ekren, s. 49.

8) Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 29/05/2017 tarih ve 2016/10990 Esas, 2017/4977 Karar sayılı ilamı.

9) Ekren, s. 134.

10) Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 22/11/2017 tarih ve 2016/7978 Esas, 2017/9812 Karar sayılı ilamı.

(Bu makale İstanbul  Anadolu Adliyesi Dergisi'nde yayınlanmıştır.) 

Diğer Makaleler