Ön Ödeme

Ön ödeme, ön ödeme önerisinin gereklerinin yerine getirilmesi halinde fail hakkında kamu davası açılmasını önleyen bir kurumdur.
Aşağı Kaydır

Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, sadece adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı 6 ayı aşmayan suçlar ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75/6. maddesinde sayılan suçlar, ön ödemeye tabidir (TCK.m.75). Ön ödeme, ön ödeme önerisinin gereklerinin yerine getirilmesi halinde fail hakkında kamu davası açılmasını önleyen bir kurumdur.

Buna göre, şüpheli;

  • Adli para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
  • Hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için 100 TL üzerinden bulunacak miktarı,
  • Hapis cezasıyla birlikte adli para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için yukarıdaki bende göre belirlenecek miktar ile adli para cezasının aşağı sınırını,
  • Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı 6 ayı aşmayan hapis cezası veya adli para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hâllerde ise adli para cezası esas alınarak yukarıdaki bentlere göre belirlenecek miktarı,

Soruşturma giderleriyle birlikte, Cumhuriyet savcısınca yapılacak tebliğden itibaren 10 gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmayacaktır (TCK.m.75/1-4).

Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, posta ücretleri gibi soruşturma kapsamında yapılan harcamalar yargılama giderine dâhil olup, bunlar ön ödeme miktarına dâhil edilmesi gereken giderlerdendir. Dolayısıyla ön ödeme imkânından faydalanmak isteyen fail, ön ödeme miktarı olarak belirlenecek cezanın yanı sıra, bu tür soruşturma giderlerini de ödemek zorundadır.

Şüphelinin tebliğden itibaren 10 gün içinde talep etmesi koşuluyla, belirlenen miktarın birer ay ara ile 3 eşit taksit hâlinde ödenmesine, Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde ön ödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir (TCK.m.75/1).

Taksirli suçlar hariç olmak üzere, ön ödemeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde ön ödemeye tabi bir suçu işleyen faile teklif edilecek ön ödeme miktarı yarı oranında artırılır (TCK.m.75/1). 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75/6. maddesinde sayılan suçlar yönünden ise, 5 yıl içinde bu fıkraya tabi aynı suçun tekrar işlenmesi halinde ön ödeme yoluna başvurulamaz.

Yargıtay uygulamasına göre zincirleme suç hükümlerine tabi olması gereken eylemler açısından eylem sayısınca değil, tek bir suç esas alınarak ön ödeme bedeli belirlenmelidir.

(Yargıtay 19. Ceza Dairesi 24/04/2018 tarih ve  2017/2245 E. -  2018/4881 K.) Ön ödeme ihtaratı yapılırken suçun zincirleme işlendiği gerekçesiyle para cezasının arttırılamayacağı gözetilmeden fazla miktar üzerinden ön ödeme teklifinde bulunulması usulsüz olduğundan, 5237 sayılı Kanun’un 75/3. maddesi yollamasıyla, aynı maddenin 2. fıkrasına göre mahkemesince usulüne uygun ön ödeme işlemi yapılmadan yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması kanuna aykırı…

Yine suçun teşebbüs aşamasında kaldığı yahut yaş küçüklüğünün söz konusu olduğu durumlarda da indirimli ön ödeme bildirimi yapılması mümkün değildir.

(Yargıtay 19. Ceza Dairesi  30/10/2017 tarih ve 2016/4723 E. -  2017/8815 K.) Suçun zincirleme şekilde işlendiği hallerde bu gerekçeyle para cezasında artırım yapılarak veya suçun teşebbüs aşamasında kaldığından veya yaş küçüklüğü bulunduğundan bahisle de ödenecek para miktarında indirim yapılarak ön ödeme ihtaratı yapılmasına olanak bulunmamaktadır.

Cumhuriyet savcısı, şüpheliye ön ödeme tebliği yapılmadan önce, onun hakkında kamu davası açılıp açılmayacağına karar vermelidir. Toplanan tüm delillere göre hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gereken şüpheliye ön ödeme tebliği yapılmaz.

Yukarıda da değinildiği üzere ön ödeme usulü, kural olarak soruşturma evresinde uygulanan ve gereği yerine getirildiği takdirde kamu davasının açılmasını önleyen bir ceza muhakemesi kurumudur. Dolayısıyla özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal ettiği haller (2547 sayılı Kanun kapsamında lüzum-u muhakeme kararı ile doğudan kovuşturmaya başlanılması gibi) dışında, kovuşturma evresinde ön ödeme usulü uygulanmamaktadır. Ancak ön ödeme usulü uygulanmaksızın kamu davasının açıldığı ve iddianamenin bu nedenle iade edilmesi gözden kaçırılarak kabul edildiği gibi özel durumlarda  ön ödeme işlemleri kovuşturma evresinde mahkemece yerine getirilmektedir.

Gerek özel kanun hükümleri uyarınca işin doğrudan mahkemeye intikal ettiği gerekse kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun ön ödeme kapsamında bir suç olduğunun ya da suçun niteliğinin ön ödemeye tabi bir suça dönüştüğünün anlaşıldığı hallerde, soruşturma evresinde ön ödeme yönteminin uygulanmasına ilişkin belirttiğimiz esaslar, kovuşturma evresinde uygulanan ön ödeme işlemleri için de geçerlidir. Dolayısıyla bu hallerde mahkemece ön ödeme usulü uygulanacaktır (TCK. m. 74/2-3).

Kovuşturma aşamasında sanık tarafından ön ödemenin gereklerinin yerine getirilmesi halinde düşme kararı verilmesi gerekmektedir.

Ön ödeme bedelinin ödenmesi sebebiyle kamu davası açılmaması, kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilememektedir. Dolayısıyla şartlarının varlığı halinde suçta kullanılan eşya iade edilmeyecek, bu eşyanın müsaderesi talep edilecektir.

Suç ve ceza hükmü barındırıp yürürlükte olan birçok kanunda öngörülen para cezaları, eski Türk lirası esas alınarak belirlenmiş olup, bu ceza miktarlarının 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’da yer alan prensiplere göre düzeltilmek suretiyle ön ödeme bedelinin belirlenmesi gerekir (5252 s.k. 5/1.)

Sırf askeri suçlar ile hapis cezasının üst sınırı 3 ayı geçen askeri suçlar hakkında ön ödeme hükümleri uygulanmaz (ACK.ek m.8).

Soruşturma ya da kovuşturmaya konu suçun, suç tarihinden sonra ön ödeme kapsamına alınması halinde ön ödeme hükümlerinin uygulanması zorunludur.

(Yargıtay 4. CD (E: 2014/38671 K: 2019/1703 T: 11.02.2019) Hüküm tarihinden sonra, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 75. maddesi uyarınca sanık …’e yüklenen yasak niteliği haiz mermi bulundurma suçunun temas ettiği 6136 sayılı Kanun’un 13/4. maddesinde düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığı anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş…

Ön ödeme nedeniyle yapılan yasal değişikliklerin sanık lehine olması nedeniyle, hükmün kesinleşmesinden sonra  yapılan değişiklikle suçun ön ödeme kapsamına alınması halinde de uyarlama yargılaması yapılması gerekmektedir.

Ön ödemenin tebliğine ilişkin tebligat işlemleri, Tebligat Kanunu’nun öngördüğü usulde yapılmak zorundadır. Bu kapsamda, ön ödeme önerisi de öncelikle failin soruşturma sırasında (örneğin ifadesi alınırken) bildirdiği adrese yapılacaktır. Bu adrese tebliğ yapılamaması halinde adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresine tebligat yapılması gerekir.

(Yargıtay 7. Ceza Dairesi 04/07/2022 tarih ve 2021/29273 E. - 2022/7052 K.) Soruşturma aşamasında sanığa gönderilen ön ödeme ihtarının ise daha önce usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı anlaşılan adrese, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanığa öncelikle usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarında bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiş… (hükmün) bozulmasına… oy birliğiyle karar verildi.

 

Yasal şartların oluşması üzerine Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye tebliğ edilmek üzere tanzim edilecek ön ödeme yazısında;

Soruşturma numarası,

Şüphelinin kimlik ve adres bilgileri ile varsa müdafi,

Soruşturma konusu suç,

Ön ödeme miktarı (kalemler ayrı ayrı belirtilerek),

Yasal gerekçe,

Ön ödeme bedelinin ödenmemesi halinde şüpheli hakkında kamu davası açılabileceği,

Ön ödeme bedelinin ödenmesi halinde ise soruşturmanın son bulacağı ve hakkında kamu davası açılmayacağı,

Bildirimin tebliğinden itibaren 10 gün içinde talep etmesi koşuluyla, belirlenen miktarın birer ay ara ile 3 eşit taksit halinde ödenebileceği,

Ödeme seçenekleri,

Ön ödeme bedelinin ödenmesi sebebiyle kamu davası açılmamasının, kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemeyeceği,

Tarih ve saat,

Cumhuriyet savcısının imzası,

Yer almalıdır.

 

KAYNAKÇA:

“Eyüp Kara/Ahmet Aslan, Ceza Avukatı ve Savunma, 4. Baskı, 2025”

“Kara, Eyüp, Taraftarın El Kitabı, Adalet Yayınevi, 2025”

“Kara, Eyüp, Spor Suçları, Adalet Yayınevi, 2025”

 

Diğer Makaleler